İçeriğe geç

Kategori: Hayat

Düzce Depreminin 22. Yılı

12 Kasım 1999 yılında meydana gelen ve bine yakın insanın hayatını kaybettiği, 7,2 büyüklüğündeki Düzce depremi üzerinden 22 yıl geçti. Yaşadığımız her felakette olduğu gibi bunu da çok çabuk unuttuk, ne yazık ki. Hatta kanıksadık artık. Geçen bunca zamana rağmen felakette yaşananlara üzülmekten başka bir şey de yapmadık. Bazı sivil toplum ve meslek örgütlerinin unutturmama çabaları ve akademik çalışmalar dışında, bir dahaki depremde benzer felaketlerin yaşanmaması için toplum olarak, geçen bunca zaman içerisinde, her hangi bir gelişme gösteremedik. Hala bina inşaatlarında aynı özensizlik ve kalitesizlik devam ediyor. Geçen yıllarda, binanın depreme dayanıklı olup olmadığına bakılmaksızın sadece politik sebeplerle, çoğunluğu imara…

Beğendiyseniz paylaşın.
Yorum Bırak

Ev Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüzde ev sahibi olmak, barınma ihtiyacını gidermenin yanında önemli bir yatırım da olduğu için insanlar ev alırken çoğunlukla maddi kıymetini ön planda tutmaktadır. Evin kıymetinde genellikle bulunduğu şehir, mahalle ve muhit etkili olmaktadır. Dolayısıyla ev seçilirken önce bu kriterlere bakılır. Oysa insanın ömrünü geçireceği ve çoğu insanın bütün birikimini yatırdığı ev için bakılması gereken çok daha önemli kriterler bulunmaktadır. Hele bir de, ülkemizde olduğu gibi, sık depremlerin yaşandığı bir yerde ev alırken göz önünde bulundurulması gereken en önemli kriter sağlamlık olmalıdır. İnsanlar ev alırken, genellikle, depreme karşı güvenli olup olmadığıyla ilgilenmeden seramiğine, kapı-penceresine, mutfak dolabına, tavan dekorasyonuna, banyosuna bakarlar. Hatta…

Beğendiyseniz paylaşın.
1 Yorum

Ne Zaman Ders Alacağız?

       Yedi yıl önce yaşadığımız Van depreminin yıldönümü üzerine bir yazı (Van Depremi Yıldönümü Üzerine) yazmaya çalışırken, yaşadığımız bunca felakete rağmen ne yazık ki, bina inşaatlarında hala aynı hata ve ihmallerin tekrar edildiğine her gün şahit olduğumuzdan bahsediyordum ki, üzerinde çalıştığım bir işin sahibinden gelen telefonda duyduklarımla bir kez daha, bir gün bu yaşananlardan ders alacağımıza dair umudumu büsbütün yitirdim. Telefonu kapattıktan sonra, daha önce defalarca karşılaştığım benzer olaylardan sonra hep yaşadığım moral bozukluğu ve geleceğe dair ümitsizlik ile karışık ruh hali içerisinde aklımdan geçirdiğim ilk şey “Ne zaman ders alacağız?” oldu. Aşağıda yazacaklarımı okuyunca, muhtemelen sizler de…

Beğendiyseniz paylaşın.
2 Yorum