İçeriğe geç

Uygun Olmayan Kolon Yerleşimi

Depreme dayanıklı bina yapımının en önemli unsurlarından bir tanesi doğru bir taşıyıcı sistemdir. Herhangi bir binaya baktığımızda çoğu zaman kolonları, kirişleri ve döşemelerine bakar, her şeyin tamam olduğu düşüncesine kapılırız. Ancak bir yapının deprem dayanımı sadece taşıyıcı elemanların varlığıyla değil, yerleşimiyle doğrudan ilgilidir. Ve en sık karşılaşılan hatalardan biri yanlış kolon yerleşimidir.

Peki Kolonların Yerleşimi Neden Bu Kadar Kritik?

Çünkü kolonlar sadece yük taşımaz. Aynı zamanda yükün diğer taşıyıcı elemanlara nasıl dağıldığını da belirler. Eğer kolonlar:

  • Düzensiz yerleştirilmişse (yani akslar üzerinde hizalanmamışsa, kuvvetli yönleri farklı farklı tarafta ise),
  • Katlar arasında süreksizlik varsa,
  • Yerleşim mümkün mertebe simetrik değilse,

Yapı deprem etkisi altında beklenmedik davranışlar gösterir.

En Yaygın Hatalar

Kolon yerleşiminde çok sık ratlanan bazı hataları şöyle sıralayabiliriz:

1. Mimari kaygılarla kolonların kaydırılması veya yönünün değiştirilmesi: Projede belirlenen kolon yeri veya yönü, uygulamada; kapı genişletmek, daha büyük alan kazanmak veya kolonun oda içerisindeki girintisini azaltmak için değiştirilebiliyor. Bu küçük gibi görünen değişiklikler taşıyıcı sistemin dengesini tamamen bozabilir. Çoğu zaman, benzer mimari sebeplerle projelendirmede de aynı hatalar yapılabiliyor.

2. Katlar arasında süreksizlik olması: Bazı yapılarda, kolonlar üst katlara devam etmiyor. Hatta alt katlarda olmayıp da üst katlarda yapılan kolonlara bile rastlamak mümkün. Bu durum doğru bir şekilde temele yük aktarımını engeller. Bunun sonucunda da yükler alternatif (ve genelde zayıf) yollardan taşınmaya çalışılır.

3. Kolonların güçlü yönlerinin farklı ve düzensiz yerleştirilmesi: En sık yapılan hatalardan bir tanesidir. Bu durum yapının rijitlik merkezinin kaymasına ve dolayısıyla deprem etkileri altında burulma etkilerine maruz kalmasına sebep olmaktadır.

4. Planda düzensiz yerleşim: Yine mimari gerekçelerle kolonlar çoğunlukla bölme duvarlarının kesişim noktalarına yerleştirilir. Bu da kolon ve kirişlerin deprem yüklerine karşı birlikte çalışmalarını sağlayan düzenli çerçevelerin oluşumunu engeller ve taşıyıcı sistemin bir bütün olarak davranma ve yük aktarma kabiliyetini ortadan kaldırır.  Kolonlar bu şekilde düzensiz yerleştirildiğinde rijitlik merkezi kayar ve dolayısıyla burulma etkileri artar. Bu da deprem sırasında binanın burularak (dönerek) hasar görmesine neden olabilir.

Sonuç olarak; taşıyıcı sistemi eleman bazında, yani kolon sayısı, kiriş ebatları veya döşeme kalınlığı gibi eleman özelliklerine göre değil bir bütün olarak göz önünde bulundurmak lazım. Bir taşıyıcı sistemde tek bir kolonun yeri, tek bir aksın kayması veya tek bir süreksizlik bile tüm davranışı değiştirebilir. Bu yüzden taşıyıcı sistem, parça parça değil, bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Şunu da unutmamak gerekir: Bir yapının daynımını, sadece kullanılan malzemenin kalitesi değil tasarım ve uygulama disiplini belirler. Ve çoğu zaman esas risk küçük görünen hata ve ihmallerden doğar.

Sık yapılan diğer taşıyıcı sistem hataları için bu yazıya bakabilirsiniz.

Beğendiyseniz paylaşın.
Bir yanıt yazın